Aldığın ikinci el lastik hayırlı olsun, 6 mm diş derinliği ve kargo dahil o fiyat o dönem için gerçekten bedava sayılır. Zaten normal bir binek lastiğinin sıfırı 8 mm civarı olur, yani 6 mm gayet diri bir lastik demek.
Gelelim o kafanı kurcalayan patlamayan lastik, yani orijinal adıyla RunFlat meselesine... Bunların fiyatının ikinci elde bile bu kadar pahalı olmasının çok net sebepleri var. Bu lastiklerin olayı, içinde hava tamamen bitse, yani çivi girip gümlese bile jantın üstüne çökmemesi. Lastiğin yanak kısımları o kadar kalın ve ekstra takviyeli üretiliyor ki, hava sıfırlansa bile o sert yanaklar arabanın bütün yükünü taşıyabiliyor. Lastik patladığında yolda kalmıyorsun; seni 80 km hızla, en yakın lastikçiye kadar rahatça götürüyor.
Haliyle üretim teknolojisi ve kullanılan malzeme normal lastiğe göre çok daha maliyetli olduğu için sıfırı da ikinci eli de cep yakıyor. Gördüğün 7 mm diş derinliği de neredeyse sıfıra yakın olduğunu gösteriyor, o yüzden fotoğraflarda öyle diri durması çok normal.
Bu teknolojinin detaylarını, artılarını ve eksilerini merak ediyorsan şu yazıya bir göz atabilirsin:
https://www.antalyagezerlastikci.com/run-flat-lastik-patlak-halde-bile-gidebilen-lastik-nedir/, kafandaki bütün soru işaretlerini çözer.
Yalnız bu lastiklerle ilgili bilmen gereken ufak bir detay var: Yanakları çok sert olduğu için arabanın konforunu biraz düşürür, çukurları falan içeriye daha çok hissettirir. Bir de arabanın fabrikasyon olarak RunFlat uyumlu olması ve mutlaka lastik basınç sensörünün bulunması gerekir; yoksa lastik patladığında havanın indiğini fark etmeyip lastiği tamamen parçalayabilirsin.